Konuşma Kılavuzu

tr Toplu taşıma   »   pt Transporte público

36 [otuz altı]

Toplu taşıma

Toplu taşıma

36 [trinta e seis]

Transporte público

Metni görmek için her boşluğa tıklayabilir veya:   

Türkçe Portekizce (PT) Oyna Daha
Otobüs durağı nerede? On-- é q-- é a p------ d- a--------? Onde é que é a paragem do autocarro? 0
Şehir merkezine hangi otobüs gidiyor? Qu-- é o a-------- q-- v-- p--- o c-----? Qual é o autocarro que vai para o centro? 0
Hangi otobüse binmem lazım? Qu-- é a l---- q-- e- t---- d- a------? Qual é a linha que eu tenho de apanhar? 0
   
Aktarma yapmam lazım mı? Te--- d- m----? Tenho de mudar? 0
Nerede aktarma yapmam lazım? On-- é q-- t---- d- m----? Onde é que tenho de mudar? 0
Bilet ücreti ne kadar? Qu---- é q-- c---- u- b------? Quanto é que custa um bilhete? 0
   
Merkeze kadar kaç durak var? Sã- q------ p------- a-- a- c-----? São quantas paragens até ao centro? 0
Burada inmeniz lazım. Te- q-- s--- a---. Tem que sair aqui. 0
Arkadan inmeniz lazım. Te- q-- s--- p-- t---. Tem que sair por trás. 0
   
Bir sonraki metro treni 5 dakika sonra geliyor. O p------ m---- v-- e- 5 m------. O próximo metro vem em 5 minutos. 0
Bir sonraki tramvay 10 dakika sonra geliyor. O p------ e-------- v-- e- 10 m------. O próximo eléctrico vem em 10 minutos. 0
Bir sonraki otobüs 15 dakika sonra geliyor. O p------ a-------- v-- e- 15 m------. O próximo autocarro vem em 15 minutos. 0
   
Son metro treni kaçta kalkıyor? Qu---- é q-- é o ú----- m----? Quando é que é o último metro? 0
Son tramvay kaçta kalkıyor? Qu---- é q-- é o ú----- e-------? Quando é que é o último elétrico? 0
Son otobüs kaçta kalkıyor? Qu---- é q-- é o ú----- a--------? Quando é que é o último autocarro? 0
   
Biletiniz var mı? Te- u- b------? Tem um bilhete? 0
Bilet mi? – Hayır, yok. Um b------? – N--- n-- t----. Um bilhete? – Não, não tenho. 0
O halde ceza ödemeniz gerekir. En--- t-- q-- p---- u-- m----. Então tem que pagar uma multa. 0
   

Dilin gelişimi

Neden birbirimizle konuştuğumuz ortada. Aramızda bilgi alışverişinde bulunmak ve birbirimizle anlaşmak istiyoruz. Dilin nasıl geliştiği ise tam bilinmemektedir. Bunun için farklı teoriler mevcut. Yalnız dilin eski bir görüngü olduğu kesin. Konuşabilmek için belirli vücut özelliklerin olması gerekiyordu. Bunlar ses oluşturabilmemiz için gerekliydi. Neandertaller bile seslerini kullanma yeteneğine sahiplerdi. Böylece kendilerini hayvanlardan ayırt etmişlerdir. Ayrıca sesli ve sabit bir ses kendilerini savunmak için önemliydi. Bu ses ile düşmanları tehdit edebiliyor veya korkutabiliyorlardı. O zaman bile araç gereçler üretilip ateş yakılıyordu. Bu bilgi bir şekilde aktarılmalıydı. Gruplar içinde avlamada da dil önemliydi. Bu çok basit bir anlaşma türü 2 milyon yıl önceden beri vardı. İlk dilsel öğeler işaret ve mimiklerdi. Ama insanlar karanlıkta da iletişim kurmak istediler. Kısacası birbirini görmeden konuşabilmelilerdi. Böylece işaretlerin yerine sesler oluşmuştur. Dil bugünkü anlamı ile 50000 yaşındadır. Homo Sapiens Afrika’yı terk ederken dili dünya çapında yaymıştır. Diller farklı bölgelerde birbirinden ayrılmışlar. Bu, farklı dil ailelerin oluşumuna sebep olduğunun anlamına gelir. Bunlar ama dil sistemlerin temelini içermektedirler. İlk diller bugünkü dillere istinaden daha az karmaşıklardı. Gramer, ses bilimi ve anlam bilimi aracılığı ile geliştirilmişlerdir. Bu durumda değişik diller, değişik çözümlerdir diyebiliriz. Ama sorun hep aynıydı: Neyi düşündüğümü nasıl gösteririm?