Konuşma Kılavuzu

tr Geçmiş zaman 4   »   sv Förfluten tid 4

84 [seksen dört]

Geçmiş zaman 4

Geçmiş zaman 4

84 [åttiofyra]

Förfluten tid 4

Çeviriyi nasıl görmek istediğinizi seçin:   
Türkçe İsveççe Oyna Daha
okumak lä-a läsa l-s- ---- läsa 0
Okudum. J-g--ar-l--t. Jag har läst. J-g h-r l-s-. ------------- Jag har läst. 0
Romanın hepsini okudum. J-g har lä----el---o---en. Jag har läst hela romanen. J-g h-r l-s- h-l- r-m-n-n- -------------------------- Jag har läst hela romanen. 0
anlamak f-rs-å förstå f-r-t- ------ förstå 0
Anladım. J-g-h-r ---st--t. Jag har förstått. J-g h-r f-r-t-t-. ----------------- Jag har förstått. 0
Metnin hepsini anladım. J-g------ö----t--h-l- ---ten. Jag har förstått hela texten. J-g h-r f-r-t-t- h-l- t-x-e-. ----------------------------- Jag har förstått hela texten. 0
cevap vermek s--ra svara s-a-a ----- svara 0
Cevap verdim. Jag --r-s--r--. Jag har svarat. J-g h-r s-a-a-. --------------- Jag har svarat. 0
Bütün sorulara cevap verdim. J-g-ha------at--å ---a--rå-o---. Jag har svarat på alla frågorna. J-g h-r s-a-a- p- a-l- f-å-o-n-. -------------------------------- Jag har svarat på alla frågorna. 0
Bunu biliyorum – bunu biliyordum. J-- --t--e- - ja- ha- v--at-det. Jag vet det – jag har vetat det. J-g v-t d-t – j-g h-r v-t-t d-t- -------------------------------- Jag vet det – jag har vetat det. 0
Bunu yazıyorum – bunu yazdım. J-g-s-r-v-- d---- -ag har-skr-vi- de-. Jag skriver det – jag har skrivit det. J-g s-r-v-r d-t – j-g h-r s-r-v-t d-t- -------------------------------------- Jag skriver det – jag har skrivit det. 0
Bunu duyuyorum – bunu duydum. Jag h-- -et – -a----- h----de-. Jag hör det – jag har hört det. J-g h-r d-t – j-g h-r h-r- d-t- ------------------------------- Jag hör det – jag har hört det. 0
Bunu alıyorum – bunu aldım. Ja- --mta------- --g---r--------d--. Jag hämtar det – jag har hämtat det. J-g h-m-a- d-t – j-g h-r h-m-a- d-t- ------------------------------------ Jag hämtar det – jag har hämtat det. 0
Bunu getiriyorum – bunu getirdim. Jag t---me---e--– -ag h-r ----t-m---det. Jag tar med det – jag har tagit med det. J-g t-r m-d d-t – j-g h-r t-g-t m-d d-t- ---------------------------------------- Jag tar med det – jag har tagit med det. 0
Bunu satın alıyorum – bunu satın aldım. Ja- k---- det – j-g-ha---ö-t d--. Jag köper det – jag har köpt det. J-g k-p-r d-t – j-g h-r k-p- d-t- --------------------------------- Jag köper det – jag har köpt det. 0
Bunu bekliyorum – bunu bekliyordum. J---fö---n-ar-mig-de--- -et --r j-g f----n--- mig. Jag förväntar mig det – det har jag förväntat mig. J-g f-r-ä-t-r m-g d-t – d-t h-r j-g f-r-ä-t-t m-g- -------------------------------------------------- Jag förväntar mig det – det har jag förväntat mig. 0
Bunu açıklıyorum – bunu açıkladım. J-- -ör-la--r -e- - det -a----- ---k--r-t. Jag förklarar det – det har jag förklarat. J-g f-r-l-r-r d-t – d-t h-r j-g f-r-l-r-t- ------------------------------------------ Jag förklarar det – det har jag förklarat. 0
Bunu tanıyorum – bunu tanıdım. J-g-kä---r d-- --j-g---r-k-n--de-. Jag känner det – jag har känt det. J-g k-n-e- d-t – j-g h-r k-n- d-t- ---------------------------------- Jag känner det – jag har känt det. 0

Negatif kelimeler anadile çevrilmiyor

Çok dilli insanlar bilinçsizce okurken anadillerine çeviri yapmaktadırlar. Bu öyle doğal gerçekleşiyor ki, farkında bile olmuyorlar. Yani, bu durumda beynin bir simultane çevirmen gibi çalıştığı söylenebilir. Ama her şeyi tercüme etmez! Bir bilimsel araştırma beynin yerleştirilmiş bir filtresi olduğunu gösterir. Bu filtre neyin tercüme edileceğine karar verir. Ve görünen o ki, bu filtre bazı kelimeler gözetmektedir. Negatif kelimeler anadiline çevrilmiyor. Bu deney için araştırmacılar anadilleri Çince olan kişilerle çalışmışlardır. Tüm denekler ikinci yabancı dil olarak İngilizce konuşuyorlardı. Test edilen kişiler birçok İngilizce kelimeyi değerlendirmeleri istendi. Bu kelimelerin değişik duygu yüklü içerikleri vardı. Bunlar pozitif, negatif ve nötr kelimelerdi. Denekler kelimeleri okurken beyinleri inceleniyordu, yani araştırmacılar elektrik beyin aktivitelerini ölçüyorlardı. Böylece beyinlerin nasıl çalıştığını tespit ediyorlardı. Kelimeler tercüme edilirken belirli sinyaller oluşmaktadır. Beyinlerinin aktif durumda olduğunu göstermişlerdir. Negatif kelimelerde ise beyinleri hiçbir aktivite göstermemektedirler. Sadece pozitif ve nötr kelimeleri çevirdiler. Bunun neden böyle olduğunu araştırmacılar daha henüz bilmemektedirler. Teorik olarak beyin tüm kelimeleri eşit işlemelidir. Ama şu olabilir; o da, filtre her kelimeyi kısaca kontrol eder. Daha ikinci dilde okunurken, analiz edilir. Şayet bir kelime negatif ise, beyin kendini bloke eder, ve böylece anadildeki kelimeye erişim sağlayamaz. İnsanlar kelimelere hassas tepkiler verebilirler. Belki de beyin onları duygusal şoklardan korumak istiyordur…